Partili Cumhurbaşkanı nedir? Partili Başkanlık sistemi ne zaman hayata geçecek

Başkanlık sistemi tartışmaları yeniden alevlendi. Darbe girişiminin ardından Başkanlık sistemi rafa kaldırıldı diye düşünülürken Meclis yeniden Başkanlık sistemini tartışmaya başladı. Ak Parti Başkanlık Sisteminin hayata geçirilmesi için parti başkanları ile görüşmelere başlamak istiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı açıklama ile Başkanlık sistemine yeşil ışık yaktı. CHP ise Başkanlık sisteminin referanduma sunulmasını istiyor.

Partili Cumhurbaşkanı nedir? Partili Başkanlık sistemi ne zaman hayata geçecek



Türkiye’de iktidardaki AKP ile MHP arasında anayasa değişikliği üzerinde, “Partili Cumhurbaşkanı” tanımı altında Başkanlık Rejimi’ne geçişte uzlaşıldı.

Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,Çankaya Köşkü’nde yaklaşık 1,5 saat görüştü. Sonrasında Yıldırım ve Bahçeli, ortak basın açıklamasıyla AKP ve MHP’nin “Partili Cumhurbaşkanı” şeklinde ifade edilen Başkanlık Sistemi’nde uzlaşmaya vardıklarını açıkladı.

Bahçeli, “Bugünkü görüşmemiz son değerlendirmeler ışığında olumlu geçmiştir. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde TBMM’ye bir metin sunulmuş olacaktır” demekle yetindi.

Yıldırım ise, “Anayasa’da sınırlı değişiklik yapılması memleketimizin gündemindedir. MHP ile yürüttüğümüz müzakereler belirli bir olgunluğa erişmiştir. Son gözden geçirmeler yapılacak, önümüzdeki hafta AK Parti olarak anayasa değişiklik teklifini sunmuş olacağız. Sonraki iş Meclis iradesidir. 330'u aşması gerekiyor ki referandum süreci başlasın. Yapılmak istenen bellidir. Bu mevcut durumun, mevcut Anayasa ile uyumlu hale gelmesi, parlamentonun güçlenmesi, icranın da istikrarı ve güveni sağlaması için bu şekilde değişiklik, geleceğimiz için, siyasi istikrar için çok yerinde bir karardır” dedi.


En önemli değişikliği Cumhurbaşkanı’nın parti bağını koruması olarak işaret eden Yıldırım “bu değişiklikte Cumhurbaşkanı'nın partisi ile ilişkisi devam edecek. Yapılan en önemli değişiklik budur” diye konuştu.

Referandum süreci nasıl olacak?

MHP ile uzlaştıkları anayasa değişikliğini teklif olarak AK Parti’nin imzasıyla vereceklerini açıklayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni getirilecek teklifte Cumhurbaşkanı'nın partisi ile ilişiği devam edecek. Seçim Kanunu'nun Anayasa'da yeri yok. Gizli saklı bir şey olmaz. Her şey milletimizin gözü önünde, aleni şekilde olacaktır. Yapılacak değişikliklerin asıl amacı istikrarın devamı. Meclis görüşmeleri tamamlandıktan sonra, 60 gün içerisinde referandum öngörülüyor. Meclis çalışmalarının tamamlanmasından sonra 60 günlük süreç daha ilave edebilirsiniz. Yazın başında böyle bir durum olabilir. Seçim diye bir şey söz konusu değil. Gündemde seçim yok. Vatandaş işine gücüne bakacak. Seçimle vatandaşımızın vaktini ve parasını israf etmememiz gerek yok”dedi.

Yıldırım ve Bahçeli’nin açıklaması ardından TBMM’de AKP Grubu’nda anayasa teklifinin imzaya açıldığı da duyuruldu. İlk imzayı AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın attığı belirtilen teklif, TBMM Genel Kurulu sırasında milletvekillerine imzalattırıldı. Vekillerce teklif metnine bakılmaksızın üst yazıdaki imza bölümüne imza atılıyor olması da dikkat çekti.

Bugüne kadar ne olmuştu?

2010 yılında 24.Dönem TBMM çatısı altındaki 4 siyasi parti yani AKP, CHP, MHP ve HDP tarafından o dönemki Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in başkanlığında Anayasa Uzlaşma Komisyonu oluşturulmuş ve uzun süreli çalışma sonucunda 60 maddelik uzlaşma paketi ortaya çıkmıştı. Ancak AKP’nin o dönemde Başkanlık Sistemi’nde ısrarcı olmasına karşın 3 muhalefet partisi itiraz etmiş ve Komisyon dağılmıştı. Son olarak 26.Dönem TBMM’nin oluşumu sonrasında 4 siyasi parti, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın çağrısıyla aynı masada buluşmuştu. Bu masa da ilk aşamada AKP’nin Başkanlık Sistemi’nden vazgeçmeyeceği mesajları verdiği gerekçesiyle muhalefet tarafından terk edilmişti. Bu süreç boyunca MHP cephesi de, CHP ve HDP gibi Başkanlık Sistemi’ne karşı olduğunu beyan etmişti.

15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ilk kez Saray’da bir araya geldi. Bu dörtlü zirve toplantısında anayasa değişikliğiyle ilgili uzlaşma aranması konusunda hemfikir oluştu. Ardından HDP’nin dışlandığı bir tabloda, CHP adına Bülent Tezcan, AKP adına Abdülhamit Gül ve MHP adına Mehmet Parsak’tan oluşan temsilciler anayasa değişikliği üzerinde çalışmaya başladı. Tezcan, Gül ve Parsak, TBMM’deki çalışmaları sırasında kameralar karşısına geçti ve uzlaşma sağlanabileceği sinyalini verdi. Ancak masada yeniden Başkanlık Sistemi’nin AKP’nin vazgeçilmez talebi olarak ortaya çıkması, olağanüstü hal (OHAL) devamına karar verilmesi ile Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uygulamaları üzerine, ana muhalefet partisi CHP görüşme sürecinden çekilme kararı aldı.

CHP’nin çekilmesi sonrasında anayasa değişikliği üzerinde uzlaşma sağlanması rafa kalkmış gibi gözükmüştü. Bu durumu, MHP Lideri Bahçeli’nin 11 Ekim günkü açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarattığı “fiilen Başkanlık” gerekçesiyle anayasa değişikliği gerektiği yönündeki açıklamaları değiştirdi.

MHP’nin “yeşil ışık” yakmasıyla Bahçeli ve Başbakan Yıldırım arasında görüşmeler yapıldı. Yeniden AKP adına Abdülhamit Gül ve MHP adına Mehmet Parsak görevlendirildi.

 



Başkanlık Sistemi nedir?

Başkanlık Sistemi, Yasama, Yargı ve Yürütme organlarının birbirinden sert olarak ayrıldığı bir yönetim biçimidir. Burda Yargı mahkemeler, Yasama meclis, yürütme ise bakanlar kurulu'dur. Başkanlık Sistemi dışındaki, yani parlamenter sistemlerde yürütme bakanlar kurulu'nda iken, Başkanlık Sistemi'nde halkın seçtiği "Başkan'dadır"Başkanlık Sistemi'nde yürütme organı olarak halk Başkan seçer. Yasama organı, yani meclis için halk yine seçim yapar. Ama Başkanlık Sistemi'nde halk bir başbakan seçmez, seçtiği milletvekilleri aralarından bir başbakan çıkarır. Bakanlıklar ise Başkan tarafından halkın verdiği yetkiye dayanarak seçilir.Başkan, meclis tarafından çıkarılan kanunu veto edebilir, meclis'te yeterli çoğunluk ile Başkan'ın kararını veto edebilir.

Başkanlık sistemi, devlet yönetiminde tek bir kişinin başkanlığında hükûmet etme ve devleti yönetme esasına bağlı siyasi sistem. Başkanlık sisteminde yasamanın yürütmeyi fesh etme yetkisi yoktur.

Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükûmet sistemidir. Başkanlık sistemi, Başkanlık hükûmeti sistemi olarak da adlandırılmaktadır.

Başkanlık sistemi uygulandığı kimi ülkelerde yolsuzluk, otoriterlik, nepotizm (tanıdık kayırma), diktatörlüğe araç olma ve çoğulculuk karşıtı uygulamalar gündeme geldiğinde eleştirilerin ana odağı olmaktadır. Başkanlık sisteminin bulunduğu kimi ülkelerin yolsuzluk, nepotizm ve otoriterliğin aşılabilmesi amacıyla başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçtiği örnekler bulunmaktadır. Başkanlık sisteminde, üst düzey atamalar, anlaşmalar, bütçe, veto, yüce divan yargılaması gibi yasama ile başkan arasında fren ve denge araçları bulunmaktadır.

Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler genellikle cumhuriyet olduğu için devlet başkanları Türkçede cumhurbaşkanı olarak adlandırılır: İran Cumhurbaşkanı, Güney Kore Cumhurbaşkanı gibi. Yalnız Amerika Birleşik Devletleri de bir cumhuriyet olmasına rağmen, ülkenin resmî adında cumhuriyet geçmemesi sebebiyle ABD cumhurbaşkanı çoğunlukla sadece başkan olarak adlandırılır.
 

Özellikleri

Başkanlık sistemininin en tanımlayıcı özelliği yürütmenin nasıl ve ne şekilde seçildiğidir. Başkanlık sistemini parlamenter sistemden ayıran temel özellik, yürütme organının biçimi ve rolü ile ilintilidir ve parlamenter sistemden farklı olarak, başkanlık sisteminde yürütme organı ile yasama organı iç içe geçmemiş durumdadır.

Başkanlık sistemi aşağıdaki özellikleri taşır:

Sabit bir başkanlık süresi vardır. Seçimler kurgulanmış tarihlerde yapılır. Güvensizlik oyu ile hükûmet düşürülüp erken seçimler düzenlenemez. Bazı ülkelerde devlet başkanının yasaları çiğnediği durumlarda İngilizce olarak "Impeachment" denilen meclis soruşturmasıyla erken seçimlere gidilmesi biçiminde kural dışılıklar vardır.
Yürütme erki tektir. Kabine üyeleri devlet başkanıyla birlikte çalışır ve yürütme ile yasama organlarının ilkelerini uygulamak zorundadırlar. Başkanlık sisteminde devlet başkanının bakanlar kurulu için önerdiği adaylar ve hakimler yasama organı tarafından onaylanmalıdır. Devlet başkanı; kabine üyeleri, ordu veya yürütme erkinin herhangi bir çalışanını doğrudan yönetme hakkına sahiptir. Fakat hakimleri fesh etme veya emir verme gibi bir yetkisi yoktur.
Yasama ve yürütmenin ayrıldığı yönetimlerde suçtan hüküm giymiş mahkûm ve suçluları affetme veya cezalarını hafifletme genelde devlet başkanının elindedir.
"Başkan" terimi yalnızca başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelere has bir ifade değildir. Örneğin popüler olsun veya olmasın, yasal yollarla seçilmiş olsun veya olmasın bir diktatör de başkan olarak isimlendirilir. Aynı şekilde bunun tersi olarak pek çok parlamenter ve demokratik sistemlerde de devlet başkanı konumuna büyük ve görkemli törenlerle geçer.

Aslî özellikler

Başkanlık sisteminin özetle temel ayırdedici özellikleri şunlardır:

Devlet başkanı doğrudan halk tarafından seçilir.
Yürütme organı tek kişiden meydana gelir.
Yürütme yasamanın güvenine dayanmaz.

Tali özellikler

Tali özellikler başkanlık sisteminin olmazsa olmaz şartları değildir. Başkanlık sistemi için yukarıda belirtilen üç asli özelliğin olması yeterlidir. Başkanlık sistemi aşağıda belirtilen tali özelliklerden birini taşımıyorsa başkanlık sistemi olmaktan çıkmaz.

Yürütme yasamayı feshedemez.
Yürütme organında görev alan bir kişi aynı anda yasamada da görev alamaz.
Başkan, yasama organının çalışmasına katılamaz.

Devlet başkanının asli özellikleri

Bazı cumhurbaşkanları monarşilerde olduğu gibi devletin yalnızca sözde başkanı hükmündedirler. Hükûmette aktif değildirler. Tamamen başkanlık sistemiyle yönetilen rejimlerde ise cumhurbaşkanı halk tarafından yürütmenin başı olarak seçilir. Bu tür yönetimlerde devlet başkanı ile hükûmet başkanı arasında ayrım yoktur. Bazı parlamenter sistemlerde monarşinin gereği olarak sembolik bir devlet başkanı vardır. İrlanda ve Portekiz buna örnektir.

Güney Afrika gibi bazı ülkelerde yasama organı tarafından seçilen güçlü cumhurbaşkanları vardır. Bunlar başbakan gibi aynı yolla seçilirler ve hem hükûmet hem de devletin başıdırlar.[5] Botswana, Marshall Adaları ve Nauru buna örnektir.

Yerel yönetimler

Yerel yönetimler başkanlık sistemi gibi şekillendirilebilir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bütün eyaletleri başkanlık sistemini kullanır. Japonya'da hükûmet parlamenter sistemi kullanır fakat yerel yönetimler yerel kurullarca seçilen vali ve başkanlarca yönetilir.

Başkanlık sisteminin avantajları
Başkanlık sistemini dört ana avantajı:

Doğrudan yetki — başkanlık sisteminde cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçilir. Bazılarına göre bu; devlet başkanının gücünü dolaylı yollardan göreve getirilen liderlere kıyasla daha meşru kılar. ABD'de devlet başkanı halk oylamasından hemen sonra toplanan Seçiciler kurulu tarafından seçilir.
Kuvvetler ayrılığı — Başkanlık sisteminde başkanlık ve yasama meclisi iki paralel yapı olarak işlev görür. Bu sistemin destekçilerine göre; böylelikle her iki birim birbirini karşılıklı olarak denetleyerek suistimalin ve makamın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur.
Hızlı karar mekanizması — Güçlü yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanı değişiklikleri ivedilikle işleme koyar. Fakat bunun yanında bazılarına göre kuvvetler ayrılığı sistemi yavaşlatır.

Doğrudan yetki

Başbakan genellikle milletvekilleri tarafından, devlet başkanı ise doğrudan halk tarafından seçilir. Buna göre başkanlık sisteminin destekçileri, halk tarafından doğrudan seçilmiş bir liderin herhangi bir yasama organı tarafından dolaylı yollardan seçilmiş bir lidere kıyasla daha demokratik olduğu görüşünü savunurlar.

Başkanlık sisteminde oyverenler birden fazla seçiciler kurulu seçeneği sayesinde politik isteklerini daha net bir şekilde belirtmiş olurlar.

Devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin onu daha sorumlu kılacağı da belirtilir. Bu argümanın arkasındaki neden olarak da başbakanın devletin aygıtları sayesinde kamuoyundan korunduğu fikri gösterilir. Fakat bunun yanında devlet başkanı kendisini seçen vatandaşların istediği yönde politikalar uygulamazsa şayet, yönetimden alınamaz.(ABD'de devlet başkanı yalnızca yasama meclisi soruşturmasıyla görevinden alınabilir.)

Kuvvetler ayrılığı

Ana madde: Kuvvetler ayrılığı
Başkanlık sisteminde yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması; her iki birimin birbirini karşılıklı denetleyebilmesinden dolayı avantaj olarak kabul edilir. Parlamenter sistemde yürütme ve yasama birlikte hareket ettiğinden karşılıklı olarak birbirlerinin eleştirisini yapmaları çok nadir görülür. Yasamanın yürütmeyi durdurması güvensizlik oyu ile olur. Bu konuda başkanlık sistemini savunanlar "başbakanın yapacağı bir hatanın asla bilinemeyebileceği" görüşündedirler. Watergate skandalı hakkında yazılar yazan eski bir İngiliz politikacı "Böyle bir skandalın İngiltere'de olmayacağını düşünmeyin, olur ama belki hiç duymazsınız." demiştir.

Kritikçiler bu durumun başkanlık sisteminde de benzer şekilde olduğunu söylerler. Buna göre eğer başkanlık sisteminde yasama meclisi başkanın partisindense şayet aynı durum söz konusu olacaktır. Buna cevaben devlet başkanının görevden alınması gibi bir korkusu olmadığından yasama meclisi üyelerinin eleştirilerini yapıcı olarak addecektir denir. Parlamenter sistemlerde parti disiplini çok önemlidir. Bir parti üyesi açıktan parti başkanını ve politikalarını eleştirirse partiden ihraç edilebilir.

Güvenoyu yoklamasının varlığına rağmen başbakanın veya bakanlar kurulunun karar almasını durdurmak pratikte çok zordur. Parlamenter sistemde güvenoyu yoklaması başbakan ve kabinesince önerilen çok önemli bir yasanın parlamentonun büyük çoğunluğunca kabul edilmemesi gibi durumlarda gerçekleşir. Bu durumda iktidar partisi ya istifa edecektir ya da erken seçimlere gidecektir. İngiltere gibi bazı ülkelerde güvenoyu yoklaması yüzyılda birkaç kez gerçekleşir. 1931 yılında David Lloyd George seçilmiş bir komiteye: "Parlamentonun yürütme üzerinde hiç kontrolü yok; bu tam bir hikaye." (Schlesinger 1982) demiştir.

Hızlı karar mekanizması

Başkanlık sistemini savunanlar başkanlık sisteminin sorunlara parlamenter sistemden daha hızlı yanıt verip çözüm ürettiğini iddia ederler. Bir başbakan karar alacağı zaman yasama meclisinin desteğine ihtiyaç duyar, fakat başkanlık sistemindeki cumhurbaşkanı daha az bağlıdır.

Başkanlık sistemini savunan farklı bir kesim ise karar verme mekanizmasının başkanlık sistemiyle yavaşladığını ve bunun son kertede sistemin faydasına olduğunu belirtirler.

İstikrar

Başkanlık sisteminde, yürütme organını temsil eden cumhurbaşkanının yasama organını fesh etme yetkisi olmadığı gibi yasama organının da cumhurbaşkanını güvensizlik oyu ile düşürme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle iki organın da görev süreleri bellidir ve bu anlamda bir istikrardan söz edilebilir.

Pek çok parlamenter hükûmetler güvenoyu yoklaması olmaksızın uzun süre yönetimde bulunsalar bile İtalya, İsrail ve Fransa (Dördüncü Cumhuriyet) gibi ülkeler istikrarı sağlama konusunda zorluklar yaşamışlardır. Parlamenter sistemin birden fazla partiden oluştuğu ve hükûmetin koalisyon ile kurulmaya zorlandığı durumlarda hükûmeti oluşturan herhangi bir parti koalisyonu her an terk etmekle tehdit edebilir.

Pek çok kişi başkanlık sisteminin zor durumlarda daha ayakta kalıcı güçte olduğunu iddia eder. Büyük stres ve sorunlar içindeki bir ülkenin dönerli başbakanlıktansa sabit süresi olan bir cumhurbaşkanı tarafından yönetilmesinin daha sağlıklı olduğu belirtilir. Fransa Cezayir Bağımsızlık Savaşı esnasında yarı başkanlık sistemine geçti. Aynı şekilde Sri Lanka sivil savaş esnasında yarı başkanlık sistemine geçti. Fransa ve Sri Lanka'da yarı başkanlık sistemine geçişin olumlu sonuçlar verdiği ifade edilir.

partili cumhurbaşkanlığı partili cumhurbaşkanı erdoğan başkanlık sistemi nedir
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Güler Işık umreye gidip kanseri yendi! Tesettüre girdi
Güler Işık umreye gidip kanseri yendi! Tesettüre girdi
Cem Yılmaz'dan dikkat çeken Atatürk paylaşımı
Cem Yılmaz'dan dikkat çeken Atatürk paylaşımı