Kılıçdaroğlu 'Ben desem kıyameti koparırlardı'

Kılıçdaroğlu 'Ben desem kıyameti koparırlardı'

CHP Grup toplantısında da ana gündem maddesi referandumdu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür eden Kılıçdaroğlu Başbakan Binali Yıldırım'a çağrı da bulundu. Kılıçdaroğlu, “Ben ‘Güç tek elde toplanıyor’ desem kıyamet kopartırlardı” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu 'Ben desem kıyameti koparırlardı'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.
Kimsenin, 20 Temmuz'u unutmaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun, Türk siyasal tarihinde bir sivil darbe tarihi olduğunu öne sürdü. 

Son bir haftada yaşananları anlatacağını belirten Kılıçdaroğlu, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin, gece gelip yakıldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, Müjdat Gezen'in, dik duran, onurlu, kimseye eyvallahı olmayan, boyun eğmeyen bir sanatçı olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, CHP Gençlik Kolları üyesi Samet Burak Sarı'nın attığı tweet nedeniyle tutuklandığını, Sarı'nın, "Bunları ben atmadım, eşleştirme yapın." dediğini anımsattı.

Kılıçdaroğlu, "Sevgili genç arkadaşım, yol arkadaşım, hepimiz senin arkandayız. Bütün gençleri nasıl destekliyorsak seni de öyle destekliyoruz" ifadelerini kullandı.


Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Hapisteki gazeteci sayısı 150’yi aştı. Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki hiçbir darbe döneminde yaşanmadı. Die Welt’in Türkiye temsilcisi Deniz Yücel’i gözaltına alıyorlar, kendisi uzun süredir tutuklu. Kısa sürede serbest bırakılmasını istiyoruz. Gazetecileri tutuklamak, susturmak doğru değildir.Gözaltına alınmasının gerekçesi şu: Berat Albayrak ile ilgili internette yayınlanan iletiler, mailler vardı. Biz Berat Albayrak'ın ne halt ettiğini gayet iyi biliyoruz. Irak'ta neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Benim Amerika ziyaretim sırasında saniye saniye kendisine kimler tarafından bilgi verildiğini de biliyoruz. Ama Türkiye'nin gündemi bu olmadığı için şimdilik sessizliğimizi koruyoruz. Ama Albayrak bunu kulağına küpe etsin. Yeri zamanı gelince söyleyeceğiz.
12 Eylül’de üniversiteden uzaklaştırılan akademisyen sayısı 120’ydi. 20 Temmuz darbesinden sonra 4 bin 811 akademisyen kapı önüne konuldu. 12 Eylül askeri darbesini bile aratıyorsunuz.

İnsanın siyasi düşüncesine bakmıyoruz, kimliğine bakmıyoruz, yaşam tarzına bakmıyoruz, kılık kıyafetine bakmıyoruz. İnsansa, bu ülkede yaşıyorsa başımız üstünde yeri var diyoruz. Gerçekleri kimse örtemez, kapatamaz. Gerçek bütün çıplaklığıyla Türkiye'nin önünde duruyor. Gelin anayasa referandumunda sağ solu, ileriyi geriyi bırakalım, kim demokrasi, özgürlük, kendi ülkesinde rahat yaşamak istiyorsa el ele, gönül gönüle hayır oyu verelim.

"HER ZAMAN MAĞDURUN YANINDA OLACAĞIM"

Kim mağdursa onların yanında duracağız. Size sözüm söz, adalet gerçekleşinceye kadar her zaman mağdurların yanında olacağım.

"KİMSE BU OYUNA GELMEZ"

Halkın gündeminde birinci sorun işsizlik. '18 yaşına bastın mı milletvekile olacaksın' diyorlar. Bir baba geldi. ‘Oğlum 28 yaşında, milletvekilliği değil iş istiyoruz’ diyor. '18 yaşında milletvekili yapacağım, askerlikten de muaf tutacağım' diyor. 18 yaşındaki milletvekilliğini kimin için getiriyorlar? Ankara'da oturan beyler kendi çocukları ve torunları için getiriyorlar. Bir de üstelik hiç askere gitmiyorlar. Bereket versin Sayın Cumhurbaşkanı, bu gerçekleri meydanlarda anlatıyor. Biz anlatsak, 'Olur mu öyle şey' deyip, inanmayacaklar. Kimin çocuğunu milletvekili yapacak, Kahramanmaraşlı Ökkeş'in, berber İrfan'ın çocuğunu mu yapacak; kendi çocuğu ve torunlarını yapacaklar. Onlara irfan, gelecek hazırlıyorlar.

"KİMİN ÇOCUKLARINA GÜVENİYORSUN DA RAKKA'YA GİDİYORSUN?"

Vatandaşlardan istediğim nisanda sandığa gideceksiniz. Demokrasi sadece benim değil hepimizin sorunu. Şu soruyu kendinize sorun: Benim çocuğum var, kaç ay, kaç yıl işsiz, sen buna iş mi buldun, şimdi beni milletvekilliğiyle kandırmaya çalışıyorsun. Gençlerin oyunu almaya çalışıyor. Sevgili gençler bu oyuna gelecek misiniz? Kimse bu oyuna gelmez. Askerlikten muaf yapacaklar. Ankara'daki beylerin çocukları hiç askere gitmez ama garibanın çocuğu El Bab'a, eksi 20-35 derecede dağların tepelerinde terörle mücadele eder, şehit olur. Onlar, Allah şehitlik nasip etti diye 'Çok iyi oldu' derler. Senin çocuğuna niye nasip olmuyor bu şehitlik, niye sen kendi çocuğunu gönder miyorsun? El Bab'a niye göndermiyorsun? Şimdi 'Rakka'ya gideceğiz' diyorlar. Kimin çocuğuna sen güveniyorsun da Rakka'ya gidiyorsun. Garibanın çocuğuna mı güveniyorsun? Önce kendi çocuklarını al, hep beraber gidin Rakka'ya, biz de alkışlayalım. Alın çocuklarınızı Rakka'ya gidin. Rakka'ya hangi gerekçeyle gidiyoruz Kim teşvik ediyor sizi, hangi devletin kara kuvvetleri konumuna geliyorsunuz?

"İŞSİZ SAYISIMIZ DANİMARKA'NIN NÜFUSUNDAN FAZLA"

'Yeni anayasa değişikliğiyle Türkiye'yi uçuracağız' diyorlar. 15 yıldır siz yönetiyorsunuz zaten. İki yıldır fiilen başkanlık uygulanıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor, başbakanlık koltuğu zaten boş. O da cumhurbaşkanı yardımcısı gibi görev yapıyor. Siz, Sayın Cumhurbaşkanı bir şey söyleyecek de Binali Yıldırım buna itiraz edecek, aklınız gelir mi böyle bir şey Tam tersine esas duruşta. Sayın Erdoğan'ı 500 metreden görse,100 düğmesi varsa 10 saniyede ilikler.
İşsiz sayısı 771 bin arttı. Ülke bir felaketin eşiğine doğru ağır ağır gidiyor. 6 milyon işsiz var. Danimarka’nın nüfusu 5 milyon 600 bin. İşsiz ordumuz Danimarka nüfusundan daha fazla. Norveç nüfusundan daha fazla. Boşanmalar arttı diyoruz. Bunun nedenlerinden biri de işsizlik.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Cem Yılmaz'ı sevmek zorunda mıyım?"
Gupse Özay'ın amcası öldü
Gupse Özay'ın amcası öldü