Bidar Kadın efendi kimdir? Payitaht Abdulhamid Bidar Kadını kim canlandırıyor
film izle film izle hd porno yaşlı pornolar gay sex porno ağza boşalma

Bidar Kadın efendi kimdir? Payitaht Abdulhamid Bidar Kadını kim canlandırıyor

Bidar Kadın efendi pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. TRT'de başlayan Payitaht Abdulhamid dizisi izleyenler tarafından beğenildi. Bülent İnal ve Özlem Conker'in başrolünde oynadığı Payitaht Abdulhamid dizisindeki Bidar Kadın efendinin kim olduğu araştırılıyor. Özlem Conker'in canlandırdığı Bidar Kadın efendi Abdulhamid'in eşi. 5 Mayıs 1858 doğumlu olan Bidar Kadın efendi Kafkasya kökenlidir.

Bidar Kadın efendi kimdir? Payitaht Abdulhamid Bidar Kadını kim canlandırıyor

Bidar Kadın Efendi II. Abdulhamid'in eşi olarak tarihte karşımıza çıkıyor. TRT'de başlayan Payitaht Abdulhamid dizisinin en dikkat çeken ismi Özlem Conker'in canlandırdığı Bidar Kadın oldu. 1858 doğumlu olan Bidar Kadın Kafkasya kökenlidir. Bidar Kadın'ın Babası Kabardey Prensi İbrahim Talustan, annesi Gürcü Prensesi Şahika İffet Lortkipanidze idi. Bidar Kadın ile II. Abdulhamid 1875 yılında evlenmiştir. Asıl ismi Prenses Talustan olan II. Abdulhamid'in büyük aşkı daha sonra ismini Bidar Kadın olarak değiştirmiştir. 

II. Abdulhamid’in aşkı
 
Prenses Talustan, Kabardey Çerkeslerindendi.
Babası Kabardey Prensi İbrahim Talustan, annesi Gürcü Prensesi Şahika İffet Lortkipanidze idi.
5 Mayıs 1858 doğumluydu.
Bir akrabası aracılığıyla Osmanlı Sarayı’na alındı. Adı “Bidar” olarak değiştirildi.
Otuziki yaşındaki Şehzade Abdulhamid, onyedi yaşındaki bu son derece güzel ve cüretkar Prensesi ilk gördüğünde aşık oldu.
1875’de evlendiler.
Evlilik uğurlu geldi; Şehzade Abdulhamid 1876’da “II. Abdulhamid” adıyla tahta çıktı.
O yıl kızları Naime Sultan doğdu. II Abdulhamid, Dolmabahçe Sarayı’ndaki bu doğumu, “benim cülus kızım” diye kutladı.
Yeni taşındıkları Yıldız Sarayı’nda ise 1878 yılında oğulları dünyaya geldi: Şehzade Abdulkadir.
Şehzade Abdulkadir, Sultan II. Abdulhamid’in beşinci çocuğu, ikinci oğluydu.
 
II. Kadınefendi Bidar, iki çocuğuna da gözü gibi bakıyordu. Saray, 1875 yılında acı bir olay yaşamış; II. Abdulhamid’in ilk çocuğu/ ilk göz ağrısı Ulviye yanarak ölmüştü.
Bu nedenle Bidar Kadınefendi, Naima ve Abdulkadir’i dizinin dibinden ayırmadı.
Annelik görevi yanında Sarayı temsil görevini de yaptı.
Giyimi-kuşamı, bakımı ve zerafetiyle Padişah’ın gözdesiydi.
Öyle ki 1889’da Almanya İmparatoriçesi Auguste Viktoria’yı Osmanlı İmparatorluğu adına ağırlama şerefi kendisine verildi.
Eşi Padişah bir dediğini iki etmiyordu; iki kardeşi Hüseyin ve Mehmet Ziya’yı saraya aldırıp “Paşa” ünvanıyla yaver yaptırdı.
Şehzade Abdulkadir dayılarını çok seviyor ve onlardan ayrılmayı pek istemiyordu.
Ve yıllar içinde dayılarına ne kadar yaklaştı ise babası II. Abdulhamid’ten o kadar uzaklaştı.
Bunun nedenleri vardı.
Biri kıskançlıktı…
 
Şehzade Kıskançlığı
 
Osmanlı’nın son 100 yılında tahta çıkmış tüm aileler arasında hep geçimsizlik yaşandı.
II. Mahmud’un iki oğlu Abdulmecid ve Abdulaziz’in aileleri birbirini pek sevmedi. Nedeni 1876 darbesiyle Abdulaziz’in tahtan indirilmesiydi.
Ardından tahta geçen Abdulmecit’in oğulları, V. Murad, II. Abdulhamid, Mehmet Reşad ve Vahdettin aileleri arasında da dargınlıklar oldu. Sebeb yine aynıydı, iktidar mücadelesi.
Şehzade Abdulkadir’in adının ailede en hırçın adama çıkmasının nedeni de iktidar kıskançlığıydı.
Kendinden sekiz yaş küçük kardeşi Şehzade Burhaneddin’in, Sultan babası tarafından çok sevilmesi, el üstünde tutulmasını kabul edemiyordu.
 
Şehzade Burhaneddin, geçen hafta toprağa verilen Osman Ertuğrul Efendi’nin babasıydı.
II. Abdulhamid’in Abaza kökenli III. Kadınefendi Mezide Mestan’dan 1885 yılında doğan oğluydu.
Şehzade Abdulkadir kıskanmakta haklıydı; gerçekten II. Abdulhamid oğulları arasında Burhaneddin’e ayrı bir sevgisi vardı.
Kimbilir belki de, -saray teamüllerine uygun değildi ama- yerini/saltanatını oğlu Burhaneddin’e bırakmak istiyordu.
Burhaneddin çok akıllı uslu bir şehzadeydi.
Oysa Şehzade Abdulkadir’in ele avuca sığmayan maceracı bir kişiliği vardı. Kardeşleri arasında babasına tepkisini gösteren bir tek oydu.
 
İlginçtir; Osman Ertuğrul Efendi’den önce Osmanlı Hanedanı’nın başında Mehmet Orhan vardı.
Mehmet Orhan, Şehzade Abdulkadir’in oğluydu. Aynı babası gibi maceralı bir hayat yaşamış sonra Fransa Nice’de emekli maaşıyla geçinmişti.
Oysa Şehzade Burhanneddin sürgünden sonra zengin hayatını sürdürebilme başarısını göstermiş; çocuklarına da iyi hayat yaşatmış biriydi.
Yani II. Abdulhamid –eğer kafasında varsa tabii- tahta kime bırakacağını iyi biliyormuş!
 
“Ben Sosyalistim”
 
Uzatmayalım. Asıl konumuza gelelim.
Burada sözü; II. Abdulhamid- IV. Kadınefendi Ayşe Müşfika’dan doğma Ayşe Osmanoğlu’na bırakalım.
Bakınız “Babam Sultan Abdülhamid” adlı kitabında ne diyor:
“ (II. Abdulhamid Beylerbeyi Sarayı’nda sürgün hayatı yaşarken) Abdülkadir Efendi asla gelmemiştir. Esasen o, babama karşı daima küskün davranır; sosyalist olduğunu iddia ederdi. ‘Burhaneddin Efendi’yi bizden üstün tutuyor’ derdi. Kendisine mahsus acayip fikir ve hareketleri vardı. Babamın hiç istemediği hareketi yapmaktan çekinmez, mesela fesini yana eğerek giyer, babamdan daima tekdir haberleri alırdı. Babam çok defa Mabeynci Emin Bey’i göndererek nasihat ederdi. Herhalde bu mütevali kırgınlıkların verdiği bir duygumla gelmemiş olacaktır.”
 
Şehzade Abdulkadir nasıl ve ne zaman sosyalist olmuştur?
Bu sorunun yanıtını verecek bir kaynağa ulaşamadım. Ancak varsayımlarla bir sonuca varabiliriz.
Bir insan otuzdört yaşında hala babasına, kardeşini çok sevdiği için dargın kalabilir mi?
Üstelik o baba tahttan indirilmiş bile olsa.
Dargınlığın iki nedeni olabilir: Birincisi; oldukça büyük mal ve para varlığına sahip II. Abdulhamid, maddi yardımlar konusunda çocukları arasında fark gözetmiş olabilir.
İkincisi; sosyalist olan Şehzade Abdulkadir’in, ideolojik farklılarından dolayı babasına karşıt olabilir.
Ya da bilmediğimiz üçüncü bir şık.
 
Şehzade Abdulkadir, babasının Şehzade Burhaneddin’e daha çok ilgi-sevgi gösterdiği kıskanıp mı sosyalist olmuştu? Sanmam. Çünkü kitapta yazılana göre II. Abdulhamid oğluyla konuşması için hep Mabeynci Emin Bey’i görevlendiriyor.
Mabeynci Emin Bey; Fransızcası çok kuvvetli olup, elinden kitap düşürmeyen, çeviriler yapan, İstanbul’daki diploması çevrelerinin çok sevip saydığı bir devlet adamıydı.
II. Abdulhamid oğluyla görüşmeye böylesine donanımlı birini göndermesi, Şehzade Abdulkadir’in de entelektüel biri olduğunu göstermez mi?
Keza; Şehzade Abdulkadir sanatsal zevkleri vardı; çok iyi keman çalıyordu. Güzel sanatlara ilgiliydi.
Yine de bunlar Şehzade’nin nasıl ve neden sosyalist olduğunu açıklamıyor.
Peki…
20’inci yüzyıl başında İstanbul’da sol rüzgarların estiğini söyleyebiliriz.
O dönemde özellikle 1908 (II. Meşrutiyet) Temmuz Devrimi’nden sonra Karl Marx, sosyalizm, komünizm, enternasyonel adları sık duyulmaya başlamıştı.
Nişantaşı konaklarında oturan (II. Abdulhamid’le birlikte pasifize edilen) dayıları da Osmanlı münevverleriyle aynı çevredendi.
Bu siyasal hava Şehzade Abdulkadir’i etkilemiş olabilir mi?
Bilemeyiz.
Bildiğimiz: Osmanlı Hanedanı’nın tek sosyalistinin Şehzade Abdulkadir Efendi olduğudur!
 
Şehzade Abdulkadır’in esrarengiz ölümü
 
TBMM 3 Mart 1924’te, Osmanlı Hanedanı’na mensup 144 kişiyi yurt dışına sürgüne gönderilmesine karar verdi.
6 Mart 1924’de saat 09.30’da kalkan Orient-Exprees’in yolcuları arasında Şehzade Abdulkadir’in ailesi de vardı: İki eşi Macide Hanım ve Meziyet Hanım; üç oğlu 15 yaşındaki Mehmet Orhan, 10 yaşındaki Ertuğrul Necip ve 7 yaşındaki Alaeddin Kadir ile daha yeni doğmuş Bidar.
Yanlarında ayrıca iki de harem ağası vardı.
Bulgar sınırına kadar Türk polisi eşliğinde seyahat ettiler.
Budapeşte’ye gitmek için Belgrad İstasyonu’nda indiler.
8 Mart günü 18.00’e doğru Budapeşte’ye vardılar.
Şehzade Abdulkadir Macide Hanım ile iki oğlu Ertuğrul Necip ile Alaeddin Kadir’i Bristol Otele yerleştirdi.
Kendisi eşi Meziyet, yeni doğmuş kızı Bidar ve oğlu Mehmet Orhan ile Hadaret Otele geçti.
İki gün sonra Bidar öldü. Bu Osmanlı Hanedanı’nın sürgündeki ilk can kaybıydı.
 
Şehzade Abdulkadir iyi yaşamayı seven biriydi. Kısa zamanda yanında getirdikleri paraları ve ziynet eşyalarını bitirdi.
Budapeşte Orkestrası’nda kemancı olarak işe başladı. Ancak bu süreli olmadı.
Çok borçlanmıştı. Sofya’ya gitti.
Tek umudu II. Abdulhamid’in mirasından düşen payı almaktı. Bu nedenle diğer varisler gibi Yahudi dişçi Sami Günzberg’e 14 Ocak 1925’de vekalet verdi.
Özellikle Çamlıca’daki çok geniş arazilerini ve Musul petrolleri üzerindeki payını istiyordu.
Umduğunu bulamadı. Öyle ki Feneryolu’ndaki Abdulkadir Köşkü’nün parasını bile alamadı.
Sami Günzberg’e yazdığı mektuplardan doğru dürüst yanıt alamadı.
Bulgar Kralı III. Boris sayesinde iş bulabildi. Kantarcılık yaptı.
Ve 1944 yılında bir hava saldırısı sırasında kimine göre kalp krizi geçirerek, kimine göre düşüp ezilerek hayatını kaybetti.
 
Bu ölüm nedense bana pek inandırıcı gelmez…
1944 yılında son halife Abdulmecid’in ölümüyle hanedanın başına Şehzade Abdulkadir geçecekti. Talihsizlik o da 1944’te öldü. Ve “tahta” V. Murad’ın torunu Ahmet Nihat (1883-1954) geçti. Tesadüf; sürgün döneminin ilk yıllarını Budapeşte’de birlikte yaşadılar.
Kafamı kurcalayan bu ilişki değil.
1944’te savaş bitmek üzere ve Mihver Devletler üyesi Bulgaristan yeniliyor.
Yani Şehzade Abdulkadir’i kontrol altında tutanlar kaybediyor. Bunu basit bir olay gibi görmeyiniz, Hitler’in Anadolu’ya girme planında Şehzade Abdulkadir’den yararlanma ihtimali de vardı! Bunlar devletin gizli raporlarında yazılıdır.
Şehzade Abdulkadir ölünce Osmanlı Hanedanı’nın başına geçen Şehzade Ahmet Nihat nerede yaşıyordu; İngilizler’in hikayesindeki Mısır’da!
Bir yanda Almanlar diğer yanda İngilizler.
Kafamı karıştıran bir olay da Şehzade Ahmet Nihat’ın Osmanlı Hanedanı Reisi olduktan sonra yerleştiği Beyrut’taki evinden 9 yıl hiç çıkmamasıdır. Niye?
Neyse…
Son diyeceğim; büyük güçlerin bir tek planları olmaz; hepsinin bir de B Planı mutlaka vardır.
Yeni bir dünya kurulurken bazı büyük güçler ileriye dönük düzenlemeler için alternatifler yaratmak istemiş olabilir. Evet bu sadece bir tez…
 
Evliliği iki tarihçiyi mahkemelik etti
 
Şehzade Abdulkadir beş kez evlendi.
İlk eşi Mislimelek Hanım’dı. Evliliği kısa sürdü.
İkinci eşi Sunandan Hanım’dı; bu evliliği de kısa sürdü.
Üçüncü eşi oğlu Mehmet Orhan’ın (1909-1994) annesi Mihriban Hanım’dı. Ancak ondan da boşandı.
Dördüncü evliliğini, Osmanlı Sarayı’nın karşı çıkmasına rağmen Kaymakam Şerif Bey’in kızı Macide Hanım ile yaptı. Bu evliliğinden Ertuğrul Necip (1914-1994) ve Alaeddin Kadir (1917-1999) doğdu.
Beşinci evliliğini Meziyet Hanım ile yaptı. Bidar (1924-1924) ve Neslişah Safvet (1925) bu evlilikten oldu.
 
Durun bitmedi.
Şehzade Abdulkadir’in evlilikleri Türkiye’de iki tarih yazarını mahkemelik etti! İsmet Bozdağ ile Murat Bardakçı’yı karşı karşıya getiren olay şuydu:
İsmet Bozdağ “Osmanlı Hanedanı Saray Notları” adlı kitabında; Şehzade Abdulkadir Efendi’nin Macide adında bir eşi daha olduğunu; Padişah Mehmed Reşat’tan korktuğu için bu eşini açıklamadığını; bu evliliğinden Mehmet Ferit (Ulusoy) adlı çocuğun doğduğunu yazdı.
Oğlu olduğu iddia edilen Prof. Mehmet Ferit de yazdığı “Sürgünde bir şehzadenin günlüğü: Hanzade” kitabında Bozdağ ile aynı iddiayı sürdürdü: “Babam Şehzade Abdulkadir’dir!”
Bu arada kitaptaki Hanzade aynı zamanda Mehmet Ferit’in kızı ve İsmet Bozdağ’ın eşiydi.
 
Murat Bardakçı “böyle bir evlik de böyle bir çocuk da yoktur” diye sert yazılar kaleme aldı. Evlilik vardı yoktu meselesi mahkemeye intikal etti.
İki tarihçinin davası hala sürüyor mu bilmiyorum…
 
Şehzade Abdulkadir’in soyu sürmektedir:
Mehmet Orhan’dan Fatma Necla (1933) doğdu. Onun da iki oğlu oldu; Mehmet Erol (1954) ve Osman Cem (1963).
Necip Ertuğrul’un Leila Margot (1947) adında kızı ve kızından Katharina Alia (1980) adında torunu var.
Necip Ertuğrul’un bir de Roland Selim (1949) adında oğlu ve oğlundan Rene Osman (1975) ile Daniel Abdulhamid (1977) adında iki torunu var.
Alaeddin Kadir’in İskra (1949) adında çocuğu ve Andrea (1971) adında torunu var.
Neslişah Safvet’in Salih (1954) ve Ömer (1959) adlarında iki oğlu var.

PAYİTAHT ABDULHAMİD DİZİSİNİN KONUSU 

 

Payitaht Abdulhamid dizisi 24 Şubat Cuma günü ilk bölümü ile ekrana gelecek. Bülent İnal ve Özlem Conker'in başrolünde oynadığı Abdulhamid dizisinin oyuncuları ve konusu merak edilmeye başlandı. 1876 yılında tahta çıkan ve 33 yıl boyunca hüküm süren Abdulhamid'in hayatını konu alan Payitaht Abdulhamid dizisi hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar haberimizin devamında sizlerle. 

Osmanlı İmparatorluğu'nun var olma mücadelesinin tarihe damgasını vurduğu ve 1876 yılında çıktığı tahtta 33 yıl kalarak, bu zorlu süreci ‘Ulu Hakan’ unvanıyla taçlandıran Sultan Abdülhamid Han’ın hayatının kaleme alındığı “Payitaht Abdülhamid” dizisi dev kadrosu ve ES Film imzasıyla TRT1 ekranlarında başlıyor!

Çekimlerine Kocaeli Seka Film Platolarında başlanan dizinin, yönetmen koltuğunda “Kurtlar Vadisi”, “Elveda Rumeli” gibi başarılı dizi projeleriyle tanıdığımız Serdar Akar oturuyor. Sultan Abdülhamid Han karakterini ise, “Ihlamur Altında”, “Tatar Ramazan”, “Bir Çocuk Sevdim”, “Babam ve Ailesi” ve en son TRT’nin mini dizisi “Son Destan” gibi projelerde seyircinin severek izlediği Bülent İnal üstleniyor.

Tarihin en merak edilen dönemi ile Payitaht Abdülhamid ekranlara taşınacak…

Payitaht Abdülhamid; Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihin en çok merak edilen, en çok tartışılan ve dünyanın manipülasyon hamleleriyle gözünü Osmanlı topraklarına diktiği dönemde tahta çıkarak, 33 yıl gücü ve zekasıyla İmparatorluğu var gücüyle ayakta tutan Sultan Abdülhamid'in son 13 yıllık Padişahlık Dönemini, ES Film imzasıyla TRT ekranlarına taşıyor. Proje Tasarımı Osman Bodur’a ait ve senaryosunu yine Osman Bodur ve Uğur Uzunok’un üstlendiği “Payitaht - Abdülhamid”, II. Abdülhamid Han'ın bu son 13 yıllık döneminde meydana gelen olaylar çerçevesinde Batılı devletler “yeni yüzyılı” kendileri için dizayn etmeyi arzularken, karşılarına dikilen yürekli adamın hikâyesini seyirciye aktaracak.

Dizinin Ana Teması: Mücadele!

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

TRT’nin “Filinta” ve “Zeyrek ile Çeyrek’ dizileri ile Türkiye'nin ilk Hollywood projesi olan -Y Production ile ortak yapımını üstlendiği- "The Ottoman Lieutenant- Osmanlı Subayı" filmine imza atan, Yusuf Esenkal ve Serdar Öğretici’nin ortak olduğu ES Film’in yeni projesi “Payitaht- Abdülhamid”in çekimleri, İzmit'teki Seka Film Platosunda tamamen yenilenen, döneme uygun hale getirilen setlerde başladı. Platoda ayrıca, Yıldız Sarayı'nın belirli mekanları da birebir inşa edildi. Dönemin diğer kahramanlarının da, kurgusal öğelerle yer alacağı dizide, İzmit Seka Film Platosu dışında, çeşitli tarihi mekanlar ile birlikte İstanbul'da Yıldız, Dolmabahçe ve Eyüp bölgeleri ile Yalova ve İzmit'te de dış çekimler yapılacak.

Başrollerinde; Bülent İnal, Özlem Conker, Selen Öztürk, Akın Akınözü, Ezgi Eyüboğlu, Hakan Boyav, Saygın Soysal, Umut Kurt’un yer alacağı dizinin elliye yakın ana kadro oyuncu olmak üzere figüranlarla birlikte 400 ila 500 kişilik bölüm oyuncusu rol alacak. Zaman zaman Yeşilçam’ın usta ve emektar oyuncuları da seyirciyle buluşacak. Dizide, 120 kişilik teknik ekip görev yapacak. 

 

BÜLENT İNAL KİMDİR?

Mehmet Bülent İnal, 19 Mayıs 1973 tarihinde Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde doğmuştur. Yedi yaşına kadar orada büyüdü. Urfalı babası postanede memur olarak çalışıyordu, annesi de ebe hemşireydi. İlkokul birinci sınıfı Bursa’da okudu sonra 1980 yılında İstanbul’a göç ettiler, İlkokul ikinci sınıfı İstanbul’da devam etti. Ortaokulu da bitirdikten sonra İzmir’e göç ettiler. Daha önce babası da vefat etmiş. İzmir’de Bornova’ya yerleştiler. Lise son sınıfta bir arkadaşıyla beraber Bornova Belediyesi’nin verdiği tiyatro kurslarına katıldı.

9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk oldu.

2004 yılında Atv'de oynayan Tv filmi Cemal Şan'ın hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği, “Bir Aşk Hikayesi”nde başrolde Bülent İnal, Sezin Akbaşoğulları ve Şevket Çoruh oynadı.

1997 yılında Yasemin Yalçın‘ın komedi dizisi Yasemince’de bir polis rolü ile televizyon sektörüne girmiş. Daha sonra birçok televizyon projesinde rol alan Bülent İnal, asıl çıkışını bir Tomris Giritlioğlu projesi olan 2003 yapımı “Kurşun Yarası” dizisindeki Kaymakam rolü ile gerçekleştirdi.

2005 yılında Tuba Büyüküstün ile birlikte “Ihlamurlar Altında” dizisinde başrol oynadı. Bu dizi onun ülke çapında tanınmasını sağladı.

Bülent İnal, "Azad" dizisinde Urfalı Azad, "Kurşun Yarası"nda işgal altındaki Ege'de mert bir kaymakam ve "Ihlamurlar Altında" da varoş delikanlı Yılmaz'ı oynadı. Sonrasında "Karayılan", "Kalpsiz Adam", "Bu Kalp Seni Unutur Mu", "Bir Çocuk Sevdim" dizilerinde rol aldı.

26 Nisan 2013'te atv'de yayınlanmaya başlayan "Tatar Ramazan" dizisinde Ramazan karakterini canlandırdı.

Bülent İnal, 2005 yılında dizi oyuncusu Tuba Büyüküstün ile evlendi. 2007 yılında boşandı. ardından hemen 2007 yılında Beren Saat ile birlikte olmaya başladı, 2009 yılında ayrıldı.

Bülent İnal, 2011 yılında Melis Tüysüz ile evlendi. 9 Haziran 2012 tarihinde Çınar adında bir oğlu oldu.

2014 yılı Ekim ayında Kanal D ekranlarında başlayan senaryosunu Sinan Tuzcu’nun yazdığı "Urfalıyım Ezelden" dizisinde başrol oyunculuğunu Bülent İnal, Öykü Gürman, Settar Tanrıöğen ve Dolunay Soysert, Meral Çetinkaya, Menderes Samancılar paylaşmaktadır.

2016 yılında yönetmenliğini Nihat Durak’ın yaptığı “Babam ve Ailesi” dizisinde Bülent İnal, Ayça Bingöl, Ceyda Düvenci, Sercan Badur, Caner Şahin, Erdem Akakçe, Sinan Tuzcu birlikte rol almışlardır.

Filmleri ve Dizileri :
Oyuncu :
2016 - Babam ve Ailesi (Kemal İpekçi) (TV Dizisi)
2016 - Son Destan (TV Dizisi)
2014 - Urfalıyam Ezelden (Cemal Bozoğlu) (TV Dizisi)
2014 - Benimle Var Mısın? (Sinema Filmi)
2013 - 2014 - Tatar Ramazan(Tatar Ramazan) (TV Dizisi)
2013 - Balık (Kaya) (Sinema Filmi)
2012 - Taş Mektep (sinema filmi)
2011 - Bir Çocuk Sevdim (Timur) (TV Dizisi)
2010 - Bitmeyen Şarkı (Yaman) (TV Dizisi)
2009 - Bu Kalp Seni Unutur mu? (Sinan Şahin) (TV Dizisi)
2008 - Kalpsiz Adam (Oktay) (TV Dizisi)
2008 - Başka Semtin Çocukları (Kerim) (Sinema Filmi)
2007 - Kara Yılan (Kara Yılan) (TV Dizisi)
2005 - Ihlamurlar Altında (Yılmaz Akın) (TV Dizisi)
2005 - Cenneti Beklerken (Gazal) (Sinema Filmi)
2005 - Aşk Yolu (Ömer Yalçiner) (TV Filmi)
2004 - Bir Aşk Hikayesi (İsmail )(TV Filmi)
2003 - Kurşun Yarası (Kaymakam Cemal) (TV Dizisi)
2003 - Vizontele Tuuba (sinema filmi)
2002 - Azad (Azad) (TV Dizisi)
2001 - Karanlıkta Koşanlar (Nuri) (TV Dizisi)
2001 - Hiçbir yerde (Polis) (Sinema Filmi)
2001 - Cesur Kuşku (TV Dizisi)
2000 - Yedi Numara (TV Dizisi)
2000 - Dikkat Bebek Var (Recep) (TV Dizisi)
2000 - Dar Alanda Kısa Paslaşmalar (Mustafa Ateş) (Sinema Filmi)
1998 - Kayıkçı (Hasan) (Sinema Filmi)
1992 - Mahallenin Muhtarları (TV Dizisi)

 

 

bidar kadın bidar kadın kimdir bidar kadını kim canlandırıyor
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Cem Yılmaz'ı sevmek zorunda mıyım?"
Gupse Özay'ın amcası öldü
Gupse Özay'ın amcası öldü