Hakan Fidan kimdir? Fidan görevden alınacak mı herkes merakta

MİT müsteşarı Hakan Fidan pek çok kişi tarafından merak ediliyor. Bugün TSK ve MİT'e yönelik yapılan FETÖ operasyonlarında 55 kişi gözaltına alındı. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı gece Cumhurbaşkanı Erdoğan haberi eniştesinden aldığını açıklamıştı.

Hakan Fidan kimdir? Fidan görevden alınacak mı herkes merakta



Hakan Fidan pek çok kişi tarafından merak edilmeye başlandı. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı gece Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın bilgilendirilmediği ortaya çıkmıştı. Bugün TSK ve MİT'e FETÖ operasyonu düzenlendi. 31 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda 55 kişinin gözaltına alındığı gündeme geldi. Operasyonların ardından Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, MİT'te 'FETÖ' soruşturmaları kapsamında başlatılan tasfiye operasyonuna ilişkin Meclis kulislerinde konuşulanları yazdı.

AHMET TAKAN'IN YAZISI ŞÖYLE
 

"Hedef oklarında hep MİT Müsteşarı Hakan Fidan vardı. Fidan'ın operasyonda baypas edildiğini iddia eden siyasetçilere bile rastladım" diyen Takan, "Mağdurlar' çok bunaltmış mebuslarımızı. E!.. Haklılar tabii mahallede presi yiyen onlar... Hemen hemen hepsinin her kesimden 'belgeli', 'kesin' mağdur olduklarına inandıkları var. Fakat işin en acayip yanı ne biliyor musunuz? Mebuslarda seslerini duyuramadıklarını ileri sürüyor" ifadesini kullandı.

Takan'ın Yeniçağ'da "Eski MİT'çinin cevap bekleyen mektubu..." başlığıyla yayımlanan (5 Ekim 2016) yazısı şöyle:

Yeni yasama yılının ilk klasik Salı'sıydı dün...

Meclis'te grup toplantıları...Öncesi ve sonrası kaynayan kulisler... Eşittir bol haber... Klasik Ankara Salı'sının yerinde yeller esiyordu dün... Siyaset bitmiş tükenmiş. Kulisler cılız. Milletvekillerinde tükenmişlik ve aşırı yorgunluk görüntüsü. İktidar kulisi; Başbakanın geliş öncesi ve sonrası kısa birer dalgalanma. Her zamanki gibi iş takipçilerinin dayanılmaz ağırlığı!.. Kısa süren saray muhabbetleri. Neredeyse dedikoduya bile hasret kaldığımız bir mekan. Bu kısırlık içinde ortaya çıkan net bir fotoğraf var;


 
At izinin it izine karıştığının en rahat gözlemlenebileceği ortamlardan biri durumunda Meclis'in kulisleri. Siyaset üretimine son verilmiş. Mebusların, gelenlerin gidenlerin tek gündemi var; ihraçlar, gözaltılar, tutuklamalar. Kim FETÖ'cü, kim FETÖ'cü değil. Kafa karışıklığı alabildiğine... Sabah saatlerinde yeni "FETÖ" operasyonları haberleri gündeme düşerken kulislerde en başta konuşulan ve tartışılan kurumların başında MİT geliyordu. Kafası karışık -iktidar kanadı dahil- milletvekilleri, 87 ihracı analiz etmeye çalışıyordu. Hedef oklarında hep MİT Müsteşarı Hakan Fidan vardı. Fidan'ın operasyonda baypas edildiğini iddia eden siyasetçilere bile rastladım. "Mağdurlar" çok bunaltmış mebuslarımızı. E!.. Haklılar tabii mahallede presi yiyen onlar... Hemen hemen hepsinin her kesimden "belgeli", "kesin" mağdur olduklarına inandıkları var. Fakat işin en acayip yanı ne biliyor musunuz? Mebuslarda seslerini duyuramadıklarını ileri sürüyor!..

Siyasi kulislerde MİT'ten ihraç edilen 87 kişinin "göz boyama" olduğu ve alt düzey personelden oluştuğu konuşuluyor. MİT'te sayı vermenin dışında herhangi bir detaylı açıklama yapmadı. İhraçların ilan edildiği gün "Tuz Kokunca" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Hak verirsiniz ki; adını ve  gönderdiği açık adres bilgilerini saklı tutacağım, ihraç edilen bir MİT mensubu, bana uzun bir mektup gönderdi. Özetle ve bazı yerleri noktalayarak yer vereceğim;

"....

Ben 2012 yılından beri Milli İstihbarat Teşkilatı'nda görev yapıyordum fakat sizin de 28 Eylül'deki "Tuz Kokunca" yazınıza konu olan ihraçlarla teşkilattan ayrıldım.

Esas konuya gelecek olursak ben bu ülkenin en iyi okullarından birisi olan ... Üniversitesi'nden mezun oldum ve tamamen kendi gayretlerimle MİT sınavlarını kazandım. Benim ve ailemin hayatı ve geçmişi hakkında bir yıl boyunca bütün detayları ile tahkikat yapıldı. Personel tahkikatlarının ne kadar ayrıntılı yapıldığını tahmin edersiniz. O ana kadar hayatımda temas kurduğum herkes incelendi ve bir sakınca görülmemiş olacak ki Teşkilata kabul edildim.  Daha öncesinde FETÖ'nün ne bir okuluna ne de bir dershanesine gittim. Bu hain yapı ile en ufak bir örgütsel bağlantım yoktur. Bunu Teşkilat da çok iyi bilmektedir. Buna rağmen Teşkilat hakkımda 15 Temmuz darbe girişiminden haftalar sonra göstermelik bir soruşturma başlattı ve yazılı savunmamız bile alınmadan, hangi delillerle suçlandığımızı dahi bilmeden, yapılan yüzeysel değerlendirmelerle görevimden ayrılmak durumunda kaldım. İronik olan ise beni Teşkilata kabul eden ve ihraç etmeye karar veren kadroların aynı olmasıdır. Madem ben terör örgütleriyle ilişkiliyim devletin en mahrem bilgileri neden bana emanet edildi? ve ben devletin hangi mahrem bilgilerini bu örgüte sızdırmışım? Bu yönde bir kanıt yoksa ben bu örgüt ile ilgili birisi olarak bu örgüte nasıl hizmet etmişim? Teşkilatın elinde benim bu örgüte hizmet etmem ile ilgili en ufak bir delil bulunmamaktadır çünkü ben devletimden başka hiçbir yapıya hizmet etmedim ve amirlerim haricinde kimseden talimat almadım. Vakıf olduğum sırları canım pahasına korudum ve bundan sonra da koruyacağım.

Diğer bir mesele ise siyasilerin her fırsatta FETÖ ile mücadele konusunda 17/25 Aralık'ın milat olacağı kriterini ısrarla belirtmelerine rağmen Teşkilat yöneticilerinin 6-7 yıl önce yapılmış 3-5 telefon görüşmesi üzerinden kendi koltuklarını koruma ve kamuoyunun baskısından kurtulma adına Teşkilat piramidinde en alt basamakta yer alan ve kaba tabirle "Dayısı" bulunmayan bizleri ihraç yoluna gitmeleridir.

İhraç edilen 87 kişinin büyük bir çoğunluğu uzman yardımcısı seviyesinde olması size neyi düşündürmektedir?

Daha başka bir konu ise Teşkilat tarafından yapılan açıklamada ihraç edilen 87 kişiden 52 kişisinin dosyası savcılığa iletildi denilmektedir. Peki bu 35 kişi suç işlememişse neden Teşkilattan ihraç edilmiştir? Yok suç işledilerse neden haklarında işlem yapılmamaktadır?

Bugün çıkıp koca koca laflarla FETÖ'ye saydıran fakat zamanında bu yapı ile içli dışı olan çok siyasiler ve bürokrat kendini temize çıkarırken, kandırıldık derken bu yapı tarafından kandırılamamış olanlar bu işin cezasını çekmek durumunda kalmaktadır. Öyle ki belki de hayatımız boyunca FETÖ üyesi lekesi ile yaşamak zorunda kalacağız.

MİT'te görev aldığım süre zarfında devletim ve milletim adına en hafif deyimiyle pek çok vurdumduymazlığa ve görevi ihmale şahit oldum bu ayrı bir konu ancak bizim ihraç edilmemiz ve kamuoyuna terör örgütü mensubu gibi yansıtılmamız MİT yöneticilerinin ayrı bir oyunudur. FETÖ ile  mücadelede suçlu ve suçsuz kişiler karıştırılarak ülkenin bir çıkmaza sokulması amaçlanmaktadır. Hükümet kendine kurulan oyunun farkında değildir ve MİT eliyle FETÖ temizliği yapıldığını zannetmektedir. MİT yöneticileri şimdiye kadar ihmal ettikleri görevlerini bizim üzerimizden aklamaya çalışmaktadırlar."

Sorular, iddialar...

İddialar, sorular...

Mebuslar konuşamıyorlar ya!.. Kim araştıracak bulacak ortaya çıkaracak gerçekleri!.. At izi it izinden nasıl ayrılacak?..



HAKAN FİDAN KİMDİR? 

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, 1968 yılında Ankara'da doğdu. 1986'dan 2001 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 15 yıl astsubay olarak görev aldı.

Mecburi hizmetinin tamamlamasının ardından askerliği kendi isteğiyle bırakan Hakan Fidan, University of Maryland University College'den Yönetim ve Siyaset Bilimi alanından lisans dereceleri aldı.

Bilkent Üniversitesi'nde "Dış Politikada İstihbaratın Yeri" isimli teziyle master yaptı. Aynı üniversitede 2006'da da "Bilgi Çağında Diplomasi: Enformasyon Teknolojilerinin Uluslararası Antlaşmaların Doğrulanmasında Rolü" başlıklı tez ile doktora yaptı.

Viyana'da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nda, Cenevre'de Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Enstitüsü'nde ve Londra'da Verification Technologies Research Center'da akademik çalışmalarını sürdürdü.

Uluslararası güvenlik, uluslararası kalkınma ve Türk dış politikası konularında akademik çalışmalarda bulunmuştur. Hacettepe ve Bilkent üniversitelerinde yarı zamanlı olarak uluslararası ilişkiler alanında dersler vermiştir.

Almanya'daki NATO Süratli Reaksiyon Kolordusu Karargahı'nda da çalışan Fidan, 2001'den itibaren iki yıl Avustralya Büyükelçiliği'nde Kıdemli Siyasi ve Ekonomik Danışman olarak görevi yaptı. 2003'te Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Başkanlığına atandı.

2003-2007 yılları arasında, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı yapan Hakan Fidan, TİKA’nın yurtdışındaki faaliyetleri ile Türk dış politikasının etkin yürütülmesine katkı verdi. Kurum, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde kullandığı araçlardan biri haline geldi. Hakan Fidan'ın TİKA Başkanı olmasıyla birlikte kurum Orta Asya başta olmak üzere Türkiye'yle tarihi, kültürel bağı olan ülkelerde yaptığı yoğun çalışmalarla dikkatleri üzerine çekti. Hakan Fidan’ın TİKA başkanlığı döneminde Türkiye, OECD nezdinde ’donör’ (yardım veren ülke) sıfatını kazandı.

14 Kasım 2007'de dış politika ve uluslararası güvenlikten sorumlu Başbakanlık müsteşar yardımcılığı görevine gelen Fidan, 2008 Kasım ayında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. 8 Mart 2008'de de Uluslararası Ahmet Yesevi Üniversitesi mütevelli heyeti üyesi oldu. Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Kalkınma İşbirliği Platformu Danışma Kurulu Üyeliği, Yunus Emre Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği ve OYAK Genel Kurul Üyeliğinin yanısıra Başbakanlık Özel Temsilciliği de yaptı.

17 Nisan 2009'da Millî İstihbarat Teşkilatı müsteşar yardımcılığına getirildi. Emre Taner'in görev süresinin dolmasının ardından, 25 Mayıs 2010 tarihinde MİT Müsteşarı görevine atanmıştır. 

Fidan, büyükelçi iken MİT Müsteşarlığı’na getirilen Sönmez Köksal’dan sonra dışardan teşkilatın başına getirilen ikinci isim oldu.

Hakan Fidan'ın Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'na getirilmesinin ardından teşkilatın yeniden yapılandırılması için hummalı çalışmaların içine girildi. MİT, iç ve dış istihbarata yönelen iki ayrı yapıda yönetilmeye başlandı. 

Bölgedeki etkinliğin artırılması için dış istihbarata özel önem verilerek terör örgütü PKK'ya karşı önemli istihbarat çalışmaları yapıldı. Emniyet ve askeri kaynaklarla sağlanan istihbarat paylaşımı sayesinde terör örgütünün ağır kayıplar vermesine neden olan nokta operasyonlara imza atıldı.

Hakan Fidan'ın MİT'in tepesi geçmesine en büyük tepkiyi İsrail verdi. Müsteşar olarak ataması daha yapılmadan önce dış basında başlayan karalama faaliyetleri resmi görevin başlamasıyla birlikte hız kazandı.



SALİH ZEKİ ÇOLAK'IN KAN DONDURAN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

FETÖ'cülerin darbe girişimi sırasında Genelkurmay'da rehin alınıp Akıncı Üssü'ne götürülen Salih Zeki Çolak'ın ifadesinin tamamı ortaya çıktı. Darbecilerin kendisine “Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve İçişleri Bakanı da tutuklanacak” dediklerini açıkladı. İşte komutanın ifadesinde o bölüm;

'Daha sonra kafamıza bir başlık geçirildi ve helikopterle Akıncı Üssü'ne götürüldük. İki kişilik bir koltuğa oturttular. Ayağımızı kelepçe ile bağladılar. Bu esnada İhsan Uyar ellerindeki kelepçe nedeniyle ellerinin uyuştuğunu beyan etti. Darbecilerden rütbeli olan kişi kızarak ‘Bunu daha önce düşünecektin. Askeri lise ve harp okulunda aldığımız değerlere aykırı hareket ediyorsun. Sizin gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan da tutuklanacak, birazdan onları da buraya getireceğiz' dedi, sonra da ‘İhsan Uyar'ın rütbelerini sökün alın, elbisesindeki Atatürk rozetini de sökün' diyerek aşağılayıcı hareketlerde bulundu. Uyar'a ‘Hiç mi helal süt emmedin' dedi.

TESLİM OLAN SAVCI'DAN ÇARPICI HAKAN FİDAN İTİRAFI

Dershaneler olayı ve MİT krizinin kamuoyunda kırılmanın duyulmasını sağlayan hadiseler olduğunu ifade eden Kaplan, özelde kulis bilgilerine sahip olan kişilerin, paralel yapı açısından tasfiye sürecinin başladığını bildiğini, hükümeti destekleyen kişilere karşı tedbir alındığını anlattı. MİT krizinin yaşandığı dönemde Balyoz davasıyla ilgili Silivri'de yargılama yaptıklarını anımsatan Kaplan, şöyle konuştu: "Sadrettin'in (Hakan Fidan'ı ifadeye çağıran cumhuriyet savcısı Sadrettin Sarıkaya) telefonla davet ettiğini duydum. O gün için Beşiktaş'taydım. Zannedersem Sadrettin'in odasına uğradım. 'Önemli birileri' dedi. Telefonla ifadeye çağırmış. Zannedersem Hakan Fidan'ı. Bu tür bir soruşturma duyulmaz zaten. Hakan Fidan'ı telefonla herhalde 3 kişi daha mı vardı beraberinde... Onların hepsini telefonla çağırmış, polise yazmadığını söylemişti. Tabii aradıktan sonra bana söylemişti. En kritik kişi tabii Hakan Fidan." 

FİDAN GELSEYDİ TUTUKLANIRDI

Kaplan, cemaatle mücadele altyapısını Hakan Fidan'ın hazırladığını vurgulayarak şöyle devam etti: "Cemaatle mücadele için ekipleri hazırladığı veya bilgileri hazırladığı belliydi. Hakan Fidan gelseydi, bunu engellemek için muhtemel adliyedeki hava, tutuklanırdı. Çünkü bunun yapmak istediği şeylere bir engel koymak lazım. Bahanesi de Diyarbakır'da bir yerde anlaşma belgesi de bahane olarak bulunmuş. Muhtemel tutuklanırdı, sonrasında belki Başbakana kadar uzanabilirdi."

HAKAN FİDAN'DAN HÜKÜMETE SUNUM: HAİN ŞEBEKE NELER YAPMIŞ?

Mit Müsteşarı Hakan Fidan Bakanlar Kurulu'nda sunum yaptı. Hakan Fidan FETÖ ve PKK'nın ihanet birleşmesini gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısında PKK ile Fetullahçı Terör Örgütü'nün iş birliği belgeleriyle ortaya konuldu. İhanet şebekesi askerleri bile bile tuzaklı arazilere gönderdi, talimatlara rağmen operasyonlar yapılmadı.

 

HAKAN FİDAN DARBECİLERİN ELİNDEN 20 DAKİKA İLE KURTULMUŞ

FETÖ soruşturmasında tutuklanan Korgeneral İlhan Talu, Hakan Fidan'ın darbecilerin elinden 20 dakikayla kurtulduğunu açıkladı.

FETÖ'cülerin darbe girişimine ilişkin soruşturmada tutuklanan Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu'nun ifadesi ortaya çıktı. Bu ifade, 15 Temmuz gecesi MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da 20.30'a kadar Genelkurmay Karargahı'nda olduğunu ve darbecilerin elinden 20 dakika arayla kurtulduğunu ortaya çıkardı.Talu, savcılık ifadesinde şunları söyledi:

HULUSİ AKAR'IN MAKAMINDAYDI

Darbe günü görevimin başındaydım. Saat 20.30 gibi, Adli Müşavir Hayrettin Kaldırımcı ve askeri savcı Kurtuluş Kaya da yanımdaydı. Kara Havacılık Komutanlığı'nda FETÖ'cü olduğu gerekçesiyle tutuklanacak Albay Mustafa Dağlı ile Deniz isimli binbaşının dosyalarını getirmişlerdi. Bu sırada Genelkurmay Başkanı aradı, Albay Dağlı ve Binbaşı Deniz'in safahat kartlarını istedi. Makama çıktığımda MİT Müsteşarı Hakan Fidan da vardı. Komutana bilgileri verdim. Hakan Fidan, “Bunlar bizim de bildiğimiz isimler” dedi. Makamda 5 dakika kaldım. Ben çıkarken de Fidan oradaydı.

YILDIRIM: MİT MÜSTEŞARINA SORDUM İZAH EDMEDİ

Başbakan Yıldırım, istihbarat zafiyetini MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a sorduğunu, ancak kendisinin bunu izah edemediğini söyledi

Başbakan Binali Yıldırım, CNN Türk'teki yayında,darbe girişiminin olduğu gün, konuyla ilgiliistihbaratın neden Cumhurbaşkanı'na ve Başbakan'a aktarılmadığını Hakan Fidan'a sorduğunu, ancak Fidan'ın kendisine bunun cevabını veremediğini söyledi.

Yıldırım şöyle konuştu:

'MİT MÜSTEŞARI HAKAN FİDAN İZAH EDEMEDİ'

"Ben bunu Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı'na sordum, 'Bu nasıl olur?' dedim. 'Başbakan'ın haberi yok, Cumhurbaşkanı'nın haberi yok. Tamam Genelkurmay Başkanı'nın bilgisi olması gayet doğal ama aynı zamanda Başbakan'a da söylemeniz gerekir. Çünkü, siz Başbakan'a karşı sorumlusunuz, bağlısınız.' Ama bunun cevabını veremedi, herhangi bir şey de söyleyemedi. Doğrusu bu." dedi. 

hakan fidan hakan fidan kimdir hakan fidan görevden alınacak mı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kerimcan'a destek kankası Caner'den geldi
Kerimcan'a destek kankası Caner'den geldi
Baştan aşağı yenilenen Ford Fiesta iddialı geliyor
Baştan aşağı yenilenen Ford Fiesta iddialı geliyor