Binali Yıldırım: Şanghay 5’lisi AB alternatifi değil

Binali Yıldırım: “Bölgedeki konumumuz gittikçe güçlendi ve muhataplarımız nezdinde de bunu hissediyoruz. Şimdi ‘Türkiye ile de konuşalım. Siz ne düşünüyorsunuz’ diyorlar.”

Binali Yıldırım: Şanghay 5’lisi AB alternatifi değil



- Başbakan Binali Yıldırım, Fırat Kalkanı Operasyonu’nun ardından Türkiye’nin Suriye’deki pozisyonunun daha etkin olduğunu söyledi. Şanghay 5’lisinin AB’nin bir alternatifi olmadığını belirten Yıldırım, AB ile gelinen süreci de değerlendirdi. Yıldırım, Moskova’da temaslarını takip eden gazetecilere verdiği cevaplar şöyle: 

- Suriye konusunda neler görüşüldü?
Şu anda Suriye’deki pozisyonumuz itibariyle çözüm üretme konusunda daha etkin konumdayız. Bu da ağırlıklı olarak Fırat Kalkanı ile başladı ve devam etti. Bizim sanki Fırat Kalkanı’nın, El-Bab’a yönelik faaliyetlerimizin Halep’i de kapsadığı şeklinde bir algı var. Onun öyle olmadığını Cumhurbaşkanımız da söylemişti ama tekrar bu konuyu açtılar. Bizim derdimiz orada akan kanın durdurulması, bir an önce insani yardımların Halep’e ulaşması. Bu konuda özellikle Rusya’nın rejim üzerinde daha fazla inisiyatifini hissettirmesini beklediğimizi ifade ettik. 

- El-Bab kuşatılmış durumda, öbür taraftan da rejim El-Bab’ın kapısına dayandı. Bu şehir ne olacak? 
 Bizim DAEŞ’e karşı, YPG’ye, PKK uzantılarına karşı Türkiye’nin güvenliğini sağlamak, PYD’nin koridor oluşturmasına mani olmak için oradayız. Güney’de ineceğimiz nokta El-Bab’la sınırlı. Bizim böyle bir planımız yok. Onlar da rejimi bu konuya müdahil olmaması yönünde gayret gösterecekler. Biz bunu çok net ifade ettik. Onlar da itiraz etmediler. YPG, PYD, PKK’dan farklıdır diye bir yorum getirmediler. 

- Johnson’ın mektubunun ardından İnönü, ‘Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de yerini alır’ demişti. Yeni bir dünya mı kuruluyor? 
 Tabii olayı o kadar küresel bir boyuta taşımaya lüzum yok. Bizim endişemiz şu, biz bir kere ülkemizde ciddi bir terörle mücadele veriyoruz. Bölücü teröre, DAEŞ de eklendi. Dolayısıyla Suriye’de ve Irak’ta otorite boşluğu olmasının, devlet olmamasının, ya da zayıf yönetimler olmasının bedelini Türkiye olarak biz ödüyoruz. Onların buradaki olumsuzlukları bire bir hissetmeleri söz konusu değil. Türkiye’nin bölgedeki belirleyici konumu güçlendi. Bu muhataplarımız nezdinde de bunu hissediyoruz. Şimdi ‘Türkiye ile de konuşalım. Siz ne düşünüyorsunuz’ diyorlar. Bunu hem ABD ile hem Rusya ile hem de İran ile yapıyoruz. Suudi Arabistan ve Katar’la da aynı doğrultuda hareket ediyoruz. Bizim oradaki hedefimiz belli. Bir an önce Suriye’de akan kan dursun ve Suriye Suriyelilerle bırakılsın, etnik yapılar aşınmasın. Zannediyorum muhataplarımız bunu düne göre bugün daha iyi anladılar. Şöyle bir riskten söz ediyorlar. ‘Libya gibi olmasın. Kaddafi gitti Libya düzeldi mi?’ diyorlar. Öyle bir argümanı, oradaki vahşeti devam etmesi için makul bir düşünce olarak kabul edemeyiz. Türkiye makas değiştirmiyor bir kere bunu bilin. Türkiye olduğu yerde duruyor. Bu bölgedeki yaşanan olaylar karşısında bizim bir sorumluluğumuz var. Suriye’deki Irak’taki sorumluluğumuz bu. 

- Enerji alanında iş birliği çok hızlı ilerliyor. Aynı hız tarımda, turizmde ekonomide diğer alanlarda aynı ivme kazanılacak mı?
 Tatsız olaydan sonra normalleşme süreci başladı ve hızla devam etti. Ancak uygulamada bunu doğrulayacak aynı hızda sonuç alamadık. Bunu burada ifade ettik. Siz bir karar alıyorsunuz ancak bürokrasi ve uygulayıcılar tam anlamıyla bunu devreye sokmuyor, aynı hızda hareket etmiyorlar. Bu Türkiye için de Rusya için de geçerli. Bunun yakından takip edilmesi konusunda mutabakata vardık. Vizelerin ve kısıtlamaların kalkması gerektiğini açık bir şekilde söyledik. Turizmle ilgili ise ciddi anlamda, biraz daha hızlı gelişecek gibi gözüküyor. Bu ziyaretle birlikte bazı gelişmeler olacağını düşünüyorum. Onların biraz kademe kademe gidelim tarzında bir yaklaşımları var.

- Kasıtlı bir ağırdan alma mı söz konusu? 
 Ben öyle bir şey hissetmedim. Bir yandan toplumu hazırlayıp, diğer yandan tedbirleri alıyorlar… Yerli parayla ticaret yapılmasına da ilgililer. En azından kısa vadeli ticaretin yerel parayla yapılması konusunda bir fikir birliği var. 

- Yunanistan, darbecileri iade etmedi. Ne düşünüyorsunuz?
 Yargının işine akıl ermez. Yunanistan aslında komşuluk ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Mesela yılbaşından itibaren Selânik’ten İzmir’e gemi seferleri başlayacak. Orada bazı talepler vardı, karşılandı, sorunlar çözüldü. İstanbul Selânik arası seferler başlamasına ilişkin çalışmalar sürüyor. Komşuluk ilişkilerimize gölge düşürecek gelişmeler olmasını arzu etmeyiz. 

- TÜSİAD Başkanı’nın açıklamaları oldu. ‘OHAL kaldırılsın, idam tartışmalarını sakıncalı buluyoruz. AB hedeflerinden çıkan Türkiye’nin kalkınması durabilir’ gibi. Nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 Türkiye demokratik bir ülke, herkes bildiğini açıklar. Biz ne yapacağımızı biliyoruz, sorumluluk bizde. Neyin ne zaman yapılacağı şartlara bağlı bir şey. Keyfimizden OHAL ilan etmedik. Vatandaş işine gücüne baksın. 

Tataristan’a yatırım daha da artırılacak
Rusya’nın başkenti Moskova temaslarını tamamlayan Başbakan Binali Yıldırım, Tataristan’ın Kazan kentine gitti. Başbakan Yıldırım, havalimanında Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov tarafından karşılandı. Ardından Kazan’da Türk-Tatar İş Forumu’na katılan Başbakan Yıldırım, Tataristan’la olan ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesi gerektiğini belirterek “Tatar şirketlerin ülkemize gelmesini bekleriz” dedi. Yıldırım’ın buradaki konuşması özetle şöyle: Yatırımcı güvendiği yerlere gider. Şüphesiz, Türkiye - Rusya ilişkilerinin yeniden düzelmesi ile beraber, normalleşme sürecine girmesi ile beraber Tataristan’da da yatırımlar daha çok artacak. 500 milyon doların üzerine çıkan ticaret maalesef geçen yıl düşük kaldı. İnşallah daha da artacak. Tataristan kapasitesinin 3 katından fazla üretim yapıyor, bereketli toprakları var. Tataristan’ın ne kadar gelişmiş olması, o kadar ilişkilerimiz açısından öneme sahip. Bu vesileyle, ayrıca Türk yatırımlarının sadece burada olması yetmez, Türkiye’ye gelip iş yapmalarını bekleriz. Yeni dönemin her iki ülke için de uygun şartlara müsait olduğu konusunda mutabakata vardık. Sadece ekonomik ilişkileri geliştirmekte kalmayacağız, bölgesel kalkınma, bölgesel barışın sağlanması, terörle müşterek mücadele edilmesi gibi daha birçok konuda iş birliğimizi artıracağız. Doğrusu evimizden uzaktayız ama evimizde gibiyiz. Hiç yabancılık çekmiyoruz, dışarıda hava çok soğuk ama yüreğimiz çok sıcak. Bunun için teşekkür ediyoruz.

Çanakkale’ye Rus anıtı için teklif yaptılar
Başbakan Yıldırım, Rusya’nın Çanakkale’de bir anıt yapmak istediğini de söyledi. Yıldırım “Onunla ilgili ikili sözleşme var. Onun Meclis’ten geçmesini bekliyorlar. Gereken yapılacak. Önümüzdeki günlerde çıkarılmış olacak. Detay şöyle: Çanakkale’de onların da bir şehitliği var. O şehitliğe bir anıt yapmak istiyorlar. Onunla ilgili hukuki bir metin lazım. Diğer ülkelerin var ona benzer bir şey.” diye konuştu.

BAŞBAKAN’DAN AB ÜLKELERİNE: Bölücülerle iş tutmayın
Başbakan Yıldırım, gazetecilerin AB ile ilgili sorularını da cevaplandırdı. Yıldırım “AB ile ilişkilerimizin 50 yıldan fazla bir geçmişi var. Her döneminde de iyi zamanları var, krizli zamanları var, şimdi de biraz gergin zamanları. Ümit ederim ki bu da kısa zamanda düzelir. Önümüzdeki yıl 5 tane birlik ülkesinde seçim var. Bir belirsizlik devam edecek. Türkiye, Avrupa’da iç siyasetin de bir aracı olarak uzun bir süreden beri işin içine dahil ediliyor… Biz AB’den sadece şunu istiyoruz: Samimi olsunlar, çifte standart yapmasınlar, Türkiye’nin yanında dursunlar. Türkiye’yi bölmek isteyen, zora sokmak isteyen, başını ağrıtanlarla iş tutmasınlar. Bu kadar net” dedi. Yıldırım Şangay 5’lisi ile ilgili sorular üzerine ise, “Şangay İş birliği ile ilgili telaffuzumuz yeni değil. Bu açıklamaları AB ile ilişkilerimiz normal giderken de yapıyorduk. Benzer ortaklıklarımız var. Karadeniz Ekonomik İş Birliği, İslam İş Birliği Örgütü var. Pakistan’ın dâhil olduğu Ekonomik İş Birliği Teşkilatı var. Türkiye coğrafi olarak da kültürel olarak da hem Asya’da hem Avrupa’da, bu Rusya için de öyledir. Onun için Şanghay 5’lisi AB’nin bir alternatifi değil. Bir kere onun bilinmesi lazım. Biz onu AB’yi korkutmak için kullanıyor değiliz” diye konuştu. 

AB TEK SEÇENEK DEĞİL
Başbakan Yıldırım “Bir eksen kayması mı var?” sorusunu şu cevabı verdi: Bu doğal bir şey değil mi? Türkiye bölgede karşı karşıya bulunduğu tehditleri, fırsatları ıskalayamaz. Bunu böyle görmek lazım. Biz “Tek seçenek AB’dir. AB’nin ne zaman gönlü olursa” diyecek hâlimiz yok.

REKLAM

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Demet Akalın bu sözlerin altında kalmaz!
Demet Akalın bu sözlerin altında kalmaz!
Asena öyle açıklamada bulundu ki!
Asena öyle açıklamada bulundu ki!